MODA ve GİYİM ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ: İNCİ GİYİM
Dale Carnegie ‘’Bir kadının yüzündeki ifade, üzerindeki giysiden çok daha önemlidir.’’ Demiş ama yüzümüzdeki ifadeyi kıyafetimizin belirlediği de çok açık. Özellikle günümüzde moda hayatın bir parçası sözü yerini, moda hayatın aslında ta kendisi anlayışına bırakmışken…
Trademersin ekibi olarak on altı yıldır sektörde faaliyet gösteren ‘’İnci Giyim’’ e konuk olduk ve Ayşe AY hanımefendi ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
*Aynı istikrar ve heyecanla on altı yıl…Her gün iş yerini aynı heyecanla açmak, müşterilerinizi aynı ilgiyle karşılamak…Kişisel motivasyonunuz nedir acaba?
İnsanlar yeni bir kıyafet aldıklarında mutlu oluyorlar, ister birine hediye almak için olsun isterse kendi için alış veriş yapsın, giyinmek, yeni şeyler denemek herkes için mutluluk kaynağı, dolayısıyla onların yüzündeki mutluluğu ve memnuniyeti görmek bu işteki en büyük motivasyonum.
Bunda hep değişen ve gelişen bir sektörde faaliyet göstermenin de etkisi vardır sanırım?
Evet, moda sürekli hareketli bir sektör, trenler, renkler, modeller…Neredeyse her gün yeni bir tasarım ya da model ortaya çıkıyor ve sektör bu tarz değişimlerin neredeyse en hızlı yaşandığı noktada diyebilirim.

*Trendler demişken, kim belirliyor trendleri?
Eskiden sokak modası vardı daha çok, şimdi influencerlar ya da reklamlar modayı belirliyor diyebilirim. Sosyal medya fenomenleri aynı anda pek çok kişiye ulaşabildiği için tüketici kitlesi üzerinde de büyük bir etkiye sahipler.
Moda insanın kendine yakışanı giymesidir denir, sizce günümüz müşteri kitlesi kendine yakışanı bilerek daha bilinçli mi davranıyor yoksa tercih konusunda çokça yardımcı olmanız gerekiyor mu?
Aslında insanlar kendilerine neyin yakışıp yakışmadığını bilerek yani akıllarında belli bir istekle geliyorlar bize fakat işinde iyi bir satıcı zaten müşteriye tavsiye verme ve onu yönlendirme konusunda her zaman çok etkilidir. Zaten müşteri kitlemizin uzun süredir bizi tercih etmesinin asıl sebebi onlara bulunduğumuz tavsiyelerde tutarlı ve dürüst davranmamızdır diyebilirim. Yani sadece bir ürünü satmak adına müşterinizi ikna etme yoluna giderseniz bu uzun soluklu bir satış deneyimi olmayacaktır, insanlar sizin neyin yakışıp yakışmadığı konusundaki tavsiyelerinizi çok ciddiye alıyor o yüzden bu konuda hem çok dürüst hem de açık olmak gerekiyor, bu şekilde müşteriyle bizim aramızda güven ve samimiyete dayalı bir alış veriş yaşanıyor.
*Müşteriyle sürekli etkileşim halinde olunan bir işle meşgulsünüz, hem pandemi sürecinde hem de günümüz sosyal medya ortamında iletişim kavramı yeni anlamlar kazanmış durumda, pek çok sektör online alışveriş platformlarına ataşınmış durumda, bu konuda ne söylemek istersiniz…
Ben açıkçası giyim sektörünün asla tamamen sanal platforma taşınacağını düşünmüyorum, biz sahici bir iş yapıyoruz, insanlar resimlerden videolardan beğenseler de o ürünü gözleriyle görmek dokunmak ve denemek istiyor, pek çok üründe renkler ve modeller resimlerdekinden çok farklı olabiliyor. Farklı ışık altında bile farklı tonlarda seyreden renkler var, bu sebeple insanlar giyim alışverişinde ürünü bizzat görmek istiyor. Sanal dünyanın şu aşamada bunu sağlaması zor görünüyor, üstelik sadece alış veriş olarak bakmıyor insanlar bizim yaptığımız işe, bu aslında bir tür sosyalleşme olarak da görülüyor. Alış veriş için bir mağaza gezmek her şeyden önce insanları birbirleriyle gerçek bir iletişime zorluyor.

*İletişimde kadınların daha iyi olduğu bir gerçek. Alış verişte de iletişim çok önemli, sizde kadınlar bu yüzden mi alış verişte çok zaman harcıyor, bir de gerçekten kadınlar zor mu beğeniyor.
Zor beğenmekten ziyade seçici olduklarını düşünüyorum ve evet erkek müşterilere nazaran kadın müşteriler alış veriş için çok daha fazla zaman harcıyorlar. Bu konuda beklentilerinin daha yüksek olduğunu söyleyebilirim. Fakat eşleriyle alış verişe gelen bayan müşterilerimiz çok daha hızlı karar vermek durumunda oluyor, burada kadın ve erkeğin alış verişe bakış açısı da önemli, çoğu erkek alış verişi bir ihtiyaç olarak görürken yukarıda bahsettiğim gibi kadınlar için alış veriş bir sosyalleşme aracı olarak da görülüyor. Ayrıca renkler ve modeller konusunda her zaman kadın müşteriler daha seçici ve dikkatli davranıyor. Mesela bu yılın gözde rengi yeşil diyelim kadın müşteriler yeşilin her tonuyla ilgili ayrı bir fikre ve beklentiye sahip oluyor.
*Renk demişken bu yıl hangi rengin yılı?
Benetton yeşili bu yıl çok moda…Portakal turuncusu çok aranan bir renk ve her zaman düz renkler çok tercih ediliyor.
*Belli bir desen var mı bu aralar çok popüler olan?
Dama ve Zincir desen bu yıl favorilerde diyebilirim…
*İletişimin bu sektörde çok önemli olduğunu söyledik, günümüzde pek çok gençte asosyallik denen bir hastalıkla karşılaşıyoruz, acaba bu iş her insan için hayatının belli bir döneminde yapılması gereken bir faaliyet mi?
Kişinin sosyal gelişimde ve iletişimi öğrenmesinde çok etkili olduğu gerçek. Ayrıca bu iş insana sabrı ve saygıyı da öğretiyor çünkü her zaman güler yüzlü ve anlayışlı olmak gerekiyor. Çünkü nasıl müşterinin negatif tavrı size olumsuz etki ediyorsa satıcının da ruh hali ve davranışı aynı şekilde müşteriye tesir ediyor. Bu hem o günkü motivasyonunuzu hem de satışlarınızı etkiliyor. Çalışanlarımıza bu konuda tecrübelerimizi aktarıyoruz, ürünleri açarken , katlarken ya da müşteri karşısında dururken bile bedensel dilimizle bir mesaj veriyoruz, müşterimize, yaptığımız işe ve ürünlerimize değer verdiğimizi ve onu önemsediğimizi her zaman hissettirmek gerekiyor. Mesela müşterinin baktığı ürünü, o mağazadan çıkmadan tezgahtan toplamamak, ürünleri katlarken de itina göstermek gerekiyor, bunlar küçük ama önemli ayrıntılar.
*Sadece iç giyim ürünleri satmıyorsunuz? Eşarplar, şallar ve tesettür giyim ürünleri de bulunuyor mağazanızda. Tesettür modası konusunda görüşlerinizi alabilir miyiz?
Aslında tesettür giyimin normal moda akımlarıyla aynı hızla büyüdüğünü söylemem gerekiyor, yine sosyal medya aracılığı ile özellikle gençler arasında yayılan trendler tesettür modasını hızla biçimlendiriyor.
*Tesettür bir inanç gereği olmaktan uzaklaşıp moda unsuruna dönüşüyor mu sizce de ?
Özellikle geçlerimiz arasında evet, belki başlangıçta bir yaşam tarzı ve muhafazakar anlayış sebebiyle tesettüre giren kullanıcılar bile devamında, tesettürü asıl amacından uzaklaştırıp bir kombin aracı olarak görebiliyor.
Arz edilen şey mi modaya dönüşüyor yoksa talep modayı mı belirliyor?
Günümüzde kesinlikle birinci şık. İnsanlar moda dergileri ve fenomenler vasıtasıyla belli trend ve akımlara yönlendirilirken moda da zaten onların sanki kendi zevkleriymiş gibi bilinçaltlarına işlenmiş ve çoktan karar verilmiş kendi tarzını piyasaya sürüyor.

*Küçükken, ‘’Nasıl oluyor da bir bakkal, dükkandaki tüm çikolataları yemeden durabiliyor?’’ diye çok düşünürdüm, sürekli giyim sektöründe çalışan biri de bir süre sonra mesleki bir dezenformasyon sebebiyle kıyafetlere ve giyinmeye karşı ilgisini kaybediyor mu?
Belli bir doygunluk olduğu doğru ve bu zamanla benim de daha sade şeyler tercih etmemi sağladı. Sağladı diyorum çünkü bence güzel bir şey, sade düşünmek sade yaşamak hangi gelir ve yaşam seviyesinde olursak olalım sade kalabilmek çok önemli.
* Sohbetimize son vermeden size bir insanı herhangi bir işte başarıya götüren üç unsuru da soralım?
Sabır birinci sırada diyebilirim, kişinin hem başkasına hem de işine karşına sabırlı olması, sonra da güven ve istikrar yani süreklilik.
ÇALIŞMA SAATLERİ: Hafta içi her gün ve Cumartesi: 08.30-18.30
ADRES: Merkez Mahallesi, Kazım Karabekir Caddesi(Yeni Hastane Caddesi)
Kılınçoğlu Pastanesi Yanı, 16/A,Erdemli
İLETİŞİM: 0 533 092 39 62


